Fotoğraf: açık kaynaklardan
Psikolog çatışmaların gizli anlamını ortaya çıkarıyor
Amerikalı psikolog Mark Travers, 2025’te çiftlerin tekrar tekrar yaşadığı en yaygın beş kavgayı sıraladı ve her birinin gizli duygusal anlamını da açıkladı.
Uzman, Forbes için yazdığı makalesinde şunları kaydetti: “2025, çiftler için alışılmadık derecede yüksek duygusal stresin yaşandığı bir dönem oldu… Çiftlerle yapılan yüzlerce konuşma ve onlarca yıllık ilişki araştırmasından sonra, tek bir sonuç aynı kalıyor: Partnerler, ne hakkında düşündükleri konusunda nadiren kavga ediyorlar. Görünür nedenler, güvenlik, bir partnerin varlığı ve uzun vadeli bağlılıkla ilgili daha derin duygusal soruların yalnızca giriş noktasıdır.”
İşte listelediği kavga türleri:
Tartışma: “Neden geç kalacağını söylemedin?”
Bu çatışma neredeyse hiçbir zaman dakiklikle ilgili değildir. Çoğu zaman bağlanma sistemindeki daha derin bir soruyu yansıtır: “Beni önemsiyor musun?” Son araştırmalar, partnerleri birbirine nasıl uyum sağlayacağını bilen kişilerin önemli ölçüde daha güvenli bağlanma stillerine sahip olduğunu göstermiştir. Zamanla bu mikro eylemler, bu belirli ilişkilerde bir güvenlik duygusu oluşturur.
Tartışma “Beni hiç dinlemiyor musun?”
Evrimsel açıdan bakıldığında dikkatli dinleme, beyin tarafından sosyal güvenliğin bir sinyali olarak algılanır. Bir partner başka tarafa baktığında, etkileşime girmeden yanıt verdiğinde veya hiç dinlemediğinde beyin bunu bağlantının zayıflaması olarak yorumlar. Current Psychology dergisinde 2024 yılında yayınlanan bir çalışma bunu doğruluyor. Katılımcılar, görmezden gelindiklerini hissettikleri günlerde daha fazla olumsuz duygu bildirdiler ve reddedilmeye benzer deneyimler anlattılar: acı, dışlanma, görünmez hissetme.
Kavga “Sürekli aynı şey yüzünden kavga ediyoruz”
Birçok çiftte çatışmalar nasıl başlarsa başlasın aynı duygusal noktada sona erer. Beynin duygusal hafızayı nasıl organize ettiği üzerine 2025 yılında yapılan bir çalışmanın da gösterdiği gibi, bu duygu yalnızca haklı değil, aynı zamanda öngörülebilir. Bilim insanları, bir deneyimin net “olay sınırları” olmadığında beynin bir duygusal olayı diğerinden ayırmasının zor olduğunu buldu. Bu nedenle çiftler aynı tartışmalara takılıp kalır ve sinir sistemi her yeni anlaşmazlığı aynı çözülmemiş olayın devamı olarak algılar.
Tartışma “Neden her şey benim üzerimde?”
Ev işleriyle ilgili tartışmaların çoğu aslında bilişsel yükle (evin işleyişini sağlayan görünmez zihinsel çalışmayla) ilgili çatışmalardır. 2019’da yapılan bir araştırma, bilişsel emeği, ev işinin farklı ve zahmetli bir biçimi olarak tanımlıyor. İhtiyaçları tahmin etmeyi, görevleri takip etmeyi, yapılanları ve yapılmayanları izlemeyi ve krizleri önleyecek kararlar almayı içerir. Bu yük çoğu zaman fark edilmediğinden sık sık çatışma kaynağı haline gelir. Partnerlerden biri bunalmış ve yeterince takdir edilmediğini hissederken, diğeri hazırlıksız yakalandığını hissediyor.
“Artık bize zaman bulamıyorsunuz” tartışması
Bu yılki tüm çatışmalar arasında en istikrarsızlaştırıcı olanı bu olabilir. Hayat hızlandıkça yakınlık alanı daralıyor. Temas planlanmış, ertelenmiş ya da sessizce ortadan kaybolan bir şeye dönüşür. Ancak kavgalarda mesele programla ilgili değil, kademeli mesafe korkusuyla ilgili. 2021’de evli çiftler üzerinde yapılan bir araştırma, ilişki memnuniyeti üzerindeki en büyük etkinin çatışmalar değil, tartışmaların dışındaki gündelik, incelikli etkileşimler olduğunu ortaya çıkardı. Günlük şeyler hakkında bile sadece konuşmaya daha fazla zaman ayıran çiftler, kendilerini daha yakın hissettiler ve ilişkilerini daha yüksek puanladılar. Bunun tersine, partnerler daha fazla tartıştığında ya da günü birlikte etkileşime girmeden geçirdiklerinde tatmin azaldı ve ilişkiye dair algılar daha olumsuz hale geldi.
